adetsancisinaneiyigelir

spiral nasıl takılır

spiral nasıl takılır

Bir spiralin yerleştirilmesi nispeten çabuk bir iştir, fakat bunun için usta bir doktor ya da teknisyen gereklidir. Genellikle biraz, rahatsızlık verir. Bu işe yatkın bir doktor tarafından takılması uygun olur. Alet ayhalinin herhangi bir zamanında takılabilir. Fakat kanamanın ikiyle dördüncü günleri arasında takılması daha kolaydır. Böylece kadın aletin beklenmedik bir gebeliğe müdahale etmediğinden emin olabilir, çünkü ayhali kadının gebe olmadığının en iyi kanıtıdır.

Aynı zamanda kanamanın başlangıcında rahim zaten kasılmakta olup, aletin sokulmasına eşlik eden kramplar daha az şiddet gösterecektir. Spiral takıldıktan sonra, günlerce ek bir kanama olur ki, bu da adet sırasında ayrıca bir sorun yaratmaz. En önemlisi, âdet sırasında serviks kanalının hafifçe genişletmesi böylece yerleştirmenin daha kolay ve ağrısız olmasıdır. Spiralin adet başlangıcında yerleştirilmesi, en uygunudur. Bu iş biraz rahatsız edici olduğu için kadının bir saat önce Valium gibi bir sakinleştirici ve bir ağrı kesici alması iyi olur. Ayrıca iki tane aspirin almak da akıllıca olur. Bir varsayıma göre, Spiralin yerleştirilmesini izleyen krampları prostaglandin yapar. Aspirin prostaglandin sentezini engeller, böylece krampları azaltır. Aletin takılmasından önce alınması gereken ilaçların tipi, miktarı, kadının kendi doktoruna sorulmalıdır. Bu işlemden Önce muayene yapılıp rahmin durumu, büyüklüğü, biçimi doktor tarafından belirlenir. Kadının kendisine en uygun olan aleti kullanması önemlidir. Yerleştirmeden hemen önce, Spiral steril, oyuk bir erleştiriciye sokulur. Bir vajina spekulumu kullanılır ve doktor aleti serviks kanalından yavaşça rahmin en alt kısmına sokar. Bu sırada doktor bir yandan da rahimi, servikse uygulanan özel bir forsepsle yerinde tutabilin Bu alet hafif bir ağrı yapabilir. Rahim içine yerleştirilecek alet, yerleştiririnin içinden rahim boşluğuna atılır ve orada yeniden orijinal biçimine döner. Sonra yerleştirici geri çekilir ve aletin kuyruğunu bırakır (serviksten vajinanın üst kısmına sarkan plastik iplikler). İpliklerin ancak birkaç santimlik ucu görülebilecek gibidir

adet geciktirici

adet geciktirici

Sosyal hayat içerisinde kadınların çekindikleri ve rahatsız oldukları konulardan birisi de zamansız adet görmektir. Örneğin izin döneminde adet görecek olan ya da düğününe birkaç hafta kala balayı döneminde adet göreceğini fark eden kadın doğal olarak huzursuz olur.

Bu adet dönemini atlatmak ya da en azından işi sona erene kadar geciktirmek için yöntemler araştırmaya başlar. Bu yöntemlerin çoğu eşinden dostundan duyduğu ya da daha önce başka bir arkadaşının kullandığı yöntemdir. Oysa bu tür bir bilgi neticesinde elde edilen ilacı kullanmak ya da eczaneye giderek adet geciktirici ilaç almak zaman zaman oldukça olumsuz sonuçlar verebilir. Ya da daha kötüsü adet kanamasının zamanından önce getirmek için eczaneden adet söktürücü olarak tabir edilen ancak aslında hiçbir şekilde bu amaç için kullanılmayan ilaçlardan temin ederek kanamasını vaktinden önce görmeye çalışabilir.

Bu tür davranışlar kişinin hormonal dengesinde sonradan düzeltilmesi çok zor düzensizliklere neden olabilir.

Jinekologlar olarak profesyonel yaşantımız içinde adet gecikmesi olan kadınların eczaneye giderek eczacı önerisi ile adet söktürücü ilaç kullandıklarına sıkça tanık oluyoruz. Oysa tıp bilminde ve farmakolojide “adet söktürücü” olarak tabir edilen bir ilaç grubu yoktur. Bu amaçla kullanılan ve bazı sorumsuz eczacıların hatta eczane kalfalarının kendi kafalarına ve sınırlı bilgilerine göre önerdikleri ilaçlar vardır. Bu kişiler bir yerde kendilerine göre haklıdırlar. Zira hekimlerin adet gecikmesi olan kişilerde reçete ettikleri ilaç sayısı birkaç tane ile sınırlıdır. Eczacıların farkında olmadığı ise hekimin bu ilacı yazarken adet gecikmesinin altında yatan patolojik bir durum olmadığını saptadığıdır. Örneğin gebe olduğu için adet gecikmesi olan bir kişinin eczaneye giderek adet söktürücü iğne istediğini düşünelim. Eczacının da gebelik testi yaptığını ve sonuç negatif çıktığı için kadını bu tür bir iğne yaptığını farz edelim. İdrarda yapılan gebelik testlerinin yanılma oranının kısmen yüksek olduğunu düşündüğümüzde bu kadın iğneden sonra da adet görmeyecektir. Eğer gebelik ürünü içeride hayatını kaybeder ise kanama olmayacağından kadının hayatını dahi tehdit edebilecek komplikasyonlar ortaya çıkabilecektir.

Ya da bu kadının gebeliği bir dış gebelik ise, gebelik rüptüre olabilecek ve iç kanama nedeni ile kadının hayatı yine tehlikeye girebilecektir. Gebelik olmasa bile adet gecikmesinn nedeni hormon salgılayan bir yumurtalık kisti olabilir. Bu durumda da hastanın tedavisi yetersiz kalacaktır. Olası bir komplikasyonda eczacının sorumluluğu yoktur. Oysa hekim bu tür bir vakada jinekolojik muayene, ultrasonografi ve kan tetkiklerini yaparak adet gecikmesinin patolojik bir nedene dayanmadığını gösterek ilaç reçete eder.

Adet kanamasının tarihi uygunsuz bir zaman denk geldiğinde en uygun yöntem kanamayı erkene almaya çalışmak değil geciktirmektir. Bu amaçla çeşitli ilaçlar kullanılabilir. Örneğin doğum kontrol hapı kullanıyorsanız iki kutu arasında bir hafta ara vermeyerek, ilk kutu bitiminde hemen yeni bir kutuya başlayarak o periodunuzu geciktirebilirsiniz.İkinci kutudan sonra ise ara vermeniz gereklidir.

Eğer herhangi bir ilaç kullanmıyorsanız doktorunuzla görüşmelisiniz. Kendise size uygun bir ilaç önerecektir. Bu tür ilaçlar kullanmak için kist vb. gibi herhangi bir patolojik durum olmamalıdır. Unutmayın adet geciktirmek amacı ile alınan ilaçlar en fazla 10 gün süre ile kullanılmalı ve beklenen adet kanamasından 3 gün önce başlanmalıdır

dr. alper mumcu

adetliyken ilişkiye girilirmi

adetliyken ilişkiye girilirmi

Adet kanaması kadın rahmi içindeki bir dokunun kanayarak dokulmesidir.Bu doku gebelik sırasında bebeğin yapıştığı ve beslenmesi için gerekli koşulları sağlayan özel bir yapıdır.İşte bu doku gebelik oluşmadığı her ay bir dahaki yumurtlamaya yeniden hazırlanması için üstteki tabakasını kanayarak doker ve alttan yeni doku oluşmaya başlar.

Adet kanamasına ait gerçek dışı uydurmalar;Vücuttaki kirli kan atılması gibi, zehirli olduğu,vücuttan atılmasa kişiyi zehirlediği, pis olduğu ,bu sırada ilişki kurulursa kısır olunacağı gibi bu şeyler tamamen yanlıştır.

Adet sırasındayken seks yapılıp yapılamayacağın cevabı ise koşullara ve kişilere ,vede kişilerin inançlarına göre farklılık gösterir.

Adet sırasında yani kadının menturasyonu sırasında prezervatif (kondom – kılıf) ile seks yapılmasında ne kadın için nede erkek için tıbbi olarak bir sakınca yoktur, ne kadın nede erkek bedensel bir zarar görmez. Eğer prezervatifsiz cinsel ilişki kurulursa kadın veya erkeğin mikrop kapma şansı olabilir.Çok nadir de olsa adet kanaması sırasında gebe kalma olasılığıda mevcuttur,bunu da göz ardı etmemek gerekir.

Cinsellik kişilerin bedensel ve de beyinsel özgürlüklerdir.Bu yüzden kendisi için istediği bir şeyi eğer tıbben yasaklanmamışsa koşullarına,inançlarına ve de ahlaki değerlerine göre yaşayıp yaşamayacağına ,yaşayıp yaşamak istemediğine veya yaşamaya kendisi karar verir.Tıbben bir zararı prezervatif kullanmak kaydı ile yoktur,bu yuzden karar vermek size kalmıştır.

Bir çok kadın adetliyken kendilerini itici bulurlar, ve de erkeklerin bu hallerinden rahatsız olabileceklerini düşünürler,oysaki bazı rahatsız olan bunu itici bulan erkekler olduğu gibi ,bundan rahatsız olmayan, kadını adet döneminde de arzulayan ve bu sırada cinsel ilişki kurmak isteyen, cinsel ilişki kuran ve de bundan zevk alan bir çok erkekte mevcuttur.

O halde kadınlara seslenelim; adet dönemi doğanın kadınlara verdiği üstün yetenek olan gebelik ve doğum olayının bir parçasıdır.Pis değil,doğal ve de gerekli bir süreçtir.Siz kendinizi pis zannederseniz karşınızdaki insanda size pismişiniz gibi davranır.Kendinize ve size verilen bu üstün olaya saygı duyun, sizler üreticisiniz, ve hepimizin bir annesi var veya vardı, onlarda adet görüyorlar veya görüyorlardı, onlar canınız annelerinizde mi pisti, hayır biliyorsunuz ki onlar temiz ve saftırlar, güzeldirler, sizde bayansınız sizde saf ve temizsiniz hem de her halinizle.

Adet sırasında seks bir çok insan tarafından yaşanmaktadır.Kadın açısından baktığımız zamanda kadınların bir çoğunda adet döneminde cinsel istek artışı görülür, kimileri bunu yaşarken, kimilerde bunu baskılar.Bazı kadınlar adet döneminde cinsellik yaşamanın bu dönemdeki gerilimlerini azalttığını veya yok ettiğini, bazıları ise aynı zamanda adet sancılarını hafiflettiğini veya yok ettiğini söylemektedir

adetliyken hamile kalma

adetliyken hamile kalma

Planlı hamilelik özellikle kariyer yapma çabasındaki çalışan çiftler için büyük önem taşıyor. Günümüz koşulları hemen hemen her alanda olduğu gibi bebek sahibi olma konusunda da plan yapmayı gerektiriyor. Ama kararı verince bebek de hemen gelmiyor. Aylarca çaba! sarf edildiği halde ve klinik olarak hiçbir sorun bulunmamasına rağmen, bazen istenilen hamilelik bir türlü gerçekleşmiyor. Çünkü ya yumurtlama zamanı tutturulamıyor ya da farkında olmadan hamileliği engelleyen hatalar yapılıyor. Oysa maddi ve manevi açıdan hazır olunan bir dönemde bebek sahibi olmak istendiğinde insanların beklemeye pek de fazla tahammülü olmuyor. Peki, doğru olduğu düşünülen zamanda, vakit kaybetmeden hamileliğin gerçekleşmesi için neler yapılmalı, nelere dikkat edilmeli? Uzmanlara göre hiçbir doğurganlık problemine sahip olmayan ve korunmayan bir çiftin ortalama hamile kalma şansı, her adet döneminde yüzde 25 civarında. Çiftin yaşı, regl döneminin zamanı ve ilişkilerin sıklığı ise başarıyı etkileyen en önemli faktörler. Hamileliği sağlayan ve destekleyen koşullara dikkat ederek arzu ettiğiniz bebeğe bir an önce kavuşabilmek için uzmanımızın önerilerini dikkatlice uygulayın.
Melekler Mekanı - hangi günlerde hamile kalma olasılığım yüksektir
İdeal yaşta mısınız?
Tıbbi araştırmalar, çocuk sahibi olabilecek çağdaki yetişkinlerin yüzde 10 - 15′inin kısırlık problemi ile karşılaştığını ortaya koyuyor. Aktif bir cinsel yaşamı olan çiftlerin yüzde 57’si üçüncü ayda, yüzde 72’si altıncı ayda, yüzde 85′i de birinci yılın sonunda hamile kalıyor. Hamilelik için gereken süre, çiftlerin yaşları yükseldikçe artıyor. Yaşla beraber kadının üretkenliğinin azaldığını belirten uzmanlar yaşın çocuk sahibi olunmasında bu kadar önemli olmasını başlıca iki nedene bağlıyorlar.
Birincisi yaşlanma sonucunda yumurtaların kaliteleri bozuluyor. İkincisi, ilerleyen yaşla birlikte erken gebelik kaybı olasılığı artıyor. Bir kadın üreme çağı boyunca ortalama 400 - 500 kez yumurtluyor, yaş ilerledikçe kaliteli yumurta sayısı da azalıyor.Yumurtlama döneminizi tespit edin
Kadınların en fazla doğurgan oldukları döneme ait şöyle küçük formüller söz konusu: Adetin başladığı gün “1. Gün” olarak kabul ediliyor ve 28 günde bir adet gören kadında yumurtlama 13.- 15. gün arasında gerçekleşiyor, işte bu dönem en fazla doğurgan olunan zaman. Ancak kadınların tümü bu dönemde yumurtlamıyor. Bazıları biraz daha önce veya sonra yumurtlayabiliyor. Bazıları da hiç yumurtlamıyor.
Unutulmaması gereken nokta şu! Yumurtlama problemleri olmasına rağmen kadınlar adet görebiliyor ve yumurtlama gücü aydan aya değişebiliyor. Yumurtlamanın olup olmadığı ultrason ya da kan testleriyle belirlenebiliyor.
Erkek spermi cinsel ilişkiden sonra yaklaşık 48-72 saat kadın vücudunda canlı olarak kalabiliyor, işte kadının en doğurgan olduğu bu zamanda, spermin de orada olması gerekiyor, bir de yeterli sperm bulunabilmesi için her gün yerine gün aşırı cinsel ilişkiye girilmesi.
Çünkü fazla sayıda cinsel ilişkide bulunmak erkeğin menisindeki sperm sayısını azaltıyor.

Yumurtlamanın gerçekleştiği nasıl anlaşılır?
Göğüslerde hassasiyet, karın bölgesi ve kasıklarda ağrı, rahatsızlık hissi, vajinal akıntıların ve vajinada ıslaklığın artması gibi şikayetler yumurtlamanın gerçekleştiğinin belirgin işaretleridir. Ayrıca eczanelerde satılan ovülasyon belirleme testleri ile de yumurtlamanın gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenebilir.

Test yaptırabilirsiniz
Jinekologların yumurtlama zamanını izlemek için kullandıkları en önemli yöntem LH düzeyinin tespiti. LH düzeyindeki ani yükseliş, yumurtlamanın 1-1.5 gün içinde başlayacağını, dolayısıyla kadının adet dönemi içindeki en verimli 2-3 gününün başladığını işaret eder. İşte bebek sahibi olmaya karar veren çiftler için cinsel ilişkiye girilmesi en öncelikli günler, bu günlerdir. İdrardaki LH düzeyindeki ani yükselişi artık eczanelerde satılan testler sayesinde evinizde de zamanında ve kolayca tespit edebilirsiniz.

Siz yine de tedbirli olun!
İlişki sırasında kayganlaştırıcı olarak tükürük veya diğer krem vs. gibi maddelerin kullanılması spermleri öldürerek hamileliği önleyebilir. Ayrıca yer çekiminin etkisiyle ayakta veya oturur pozisyonda kurulan ilişkide ya da ilişkiden hemen sonra ayağa kalkıldığında spermlerin rahim ağzındaki açıklıktan geçmeleri zorlaşır, ilişki sonrası kadının bir süre sırt üstü yatması hamilelik ihtimalini artırabilir. Her şeye rağmen tamamen sağlıklı bir çiftin hamilelik elde etme şansı her ay yüzde 25′tir. Hamilelik ve öncesindeki dönemde çiftlerin yüksek ısıya maruz kalmaktan kaçınmaları gerekir. Saunadan ve çok sıcak suyla banyo yapmaktan kaçınılmalıdır. Ayrıca hamilelik ve hamilelik öncesi dönemde çalışma ortamında böcek öldürücü, kurşun, etilen oksit gibi kimyasal maddelere ve radyasyona maruz kalmaktan kaçınılmalıdır. Bu dönemde çamaşır suyu vs. gibi temizlik maddeleri kullanırken eldiven kullanmaya ve bu maddeleri solumamaya özen gösterilmelidir. Günümüzde bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla video, display terminallerinden (bilgisayar ve televizyon ekranı) yayılan elektromanyetik alanın da hamilelere zararlı, olabileceği düşünülmektedir. Bu tip enerjiye maruz kalan kadınlarda düşük oranının arttığı gösterilmiştir. Bu zararlı etkiden korunmak için bilgisayar ekranından 80 cm. uzakta oturulması önerilir. Özellikle monitörlerin arka bölgelerinden uzakta oturmak gerekir.

Doğum kontrol hapı kullandıysanız…
Doğum kontrol hapları en güvenilir doğum kontrol yöntemlerinden biri. Ancak doğum kontrol hapını uzun süre kullanan ve bırakan kadınlarda bir süre daha yumurtlama problemi görülebiliyor. Bu sebeple hamile kalmak için geçen süre diğer doğum kontrol yöntemlerine göre uzun olabiliyor. Bu uzamaya karşın, doğum kontrol hapı kullanımıyla kısırlığın arttığı konusunda herhangi bir kanıt yok. Doğum kontrol hapıyla korunan kadınlar hapları kullanmaya devam ederken de (örneğin kullanmaya yeni başladıklarında) veya kestikten hemen sonra hamile kalabilirler, bu durumda bebeğin sağlığı olumsuz etkilenmez.

Şansınızı artırın!
Sağlıklı beslenmek yumurta ve sperm kalitesini, dolayısıyla da döllenmeyi etkiler. Hamilelik öncesi dönemde sağlıklı beslenme alışkanlıklarının edinilmesi ve bunların hamilelik süresince devam ettirilmesi çok önemli. Düzenli beslenme alışkanlığı anne adayına, ailesine ve gelişecek bebeğin sağlığına katkıda bulunur.
Boyunuza ve vücut yapınıza uygun kiloda olmak, sağlıklı bir hamilelik için ayrıca önemli. Hamile kalmadan önceki dönemde yağdan fakir, liften zengin diyet uygulanarak ve egzersiz yaparak kilo verilmesi uygun olur. Ancak hızlı kilo verebileceğiniz diyetler hamile kalma şansını düşürüp, hamilelik öncesi besin depolarınızı azaltır.
Sağlıklı hamilelik için en önemli vitamin folik asittir. Döllenmeden hemen sonra omurilik ve sinir sisteminin gelişmesinde önemli rol oynar. Hamilelikten önceki 3 aylık dönemden itibaren, günde 400 mg. folik asit takviyesi sinir sistemiyle ilgili bozuklukların oluşmasını engeller. Folik asit narenciyede, yeşil yapraklı sebzelerde, fındık, badem ve baklagillerde bulunur,
Günde 300 mg.’dan (3 bardak filtre kahve) fazla kafein alınması üreme sağlığını olumsuz etkiler. Kafein kahvenin dışında çay, kakao, kolalı içecekler gibi birçok gıdada bulunur. Bazı çalışmalar fazla kafein alımının düşüklere yol açtığını göstermiştir. Hamilelik ve öncesi dönemde kafein alımı mümkün olduğu kadar azaltılmalı ve kafeinsiz içecekler tercih edilmelidir.
Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde hiç alkol alınmaması en doğru yaklaşımdır. Alkol erkeklerde sperm sayısını ve kalitesini azaltır.
Hamilelik ve öncesi dönemde sigara içilmemesi ve sigara içilen ortamlardan uzak durulması gerekir. Sigara yumurta ve sperm kalitesini bozar, yumurtanın döllenmesini ve döllenen yumurtanın rahme tutunmasını zorlaştırarak hamileliği önler. Sigara içen kadınlarda dış gebeliğin daha sık görüldüğünü gösteren çalışmalar vardır. Bu dönemde sigara bırakmayı kolaylaştıran nikotin sakız ve bantlarının kullanımı önerilmez.
Suni tatlandırıcılar ve bunları içeren gıda maddelerinin kullanımından da hamilelikte ve öncesindeki hazırlık döneminde kaçınılması gerekir.
Hamilelik öncesi ve hamilelik döneminde çiftlerin stresten mümkün olduğu kadar uzak kalması ve yeterince dinlenmesi gerekir.
Egzersiz fazla ağır olmamak şartıyla önerilir. Ağır egzersiz kadın ve erkekte üreme sağlığını olumsuz etkiler